SBA Edebiyat 2010

Kasım 25, 2009

Bayramınız kutlu olsun

Filed under: Uncategorized — Samurka @ 6:33 pm

Reklamlar

Kasım 20, 2009

Hikaye (Öykü) Türü (Öz Bilgi)

Filed under: Uncategorized — Samurka @ 8:29 pm

Hikaye (Öykü) Türü:
* Olmuş ya da olması mümkün olayları anlatan kısa kurmacalardır.
* Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur.
* Maupassant (Olay tarzı) ve Çehov (Durum tarzı) olmak üzere iki ana bölüme ayrılır.
* Hikaye türünün ilk örneğini İtalyan yazar Baccacio “Dekameron” adlı eseriyle vermiştir.
* Türk Edebiyatında ilk hikaye Emin Nihat!ın “Müsameretname” adlı eseridir.
* Batı tarzında ilk hikaye Ahmet Mithat Efendi’nin Letaif-i Rivayet adlı eseridir.

TİP:
Belirli davranışlar sergileyen, zihniyeti ve çevreyi temsil eden, diğer hikayelerde bulunabilen kalıplaşmış kahramanlardır. (Cimri, cömert, cesur, açıkgöz, akıllı, aptal…)
KARAKTER:
Duygu, düşünce, konuşma ve davranış bakımından bireysel nitelikler gösteren, başka eserlerdeki benzerlerinden ayırt edilebilen kahramanlardır. (Oğuz Kağan, Atatürk vb. )

ANLATICININ BAKIŞ AÇILARI
* Hakim (ilahi) bakış açısı: Eserdeki her olaya hakim olan, kahramanlarının psikolojisi yansıtabilen bakış açısıdır.
*Kahraman (Ben, 1. Şahıs) anlatıcının bakış açısı: Olaylar 1. tekil şahsın ağzından anlatılır.
Müşahit (3. Şahıs) Anlatıcının Bakış Açısı: Bir sinema filmindeki gibi her şeyi gözleyen ve olduğu gibi yansıtan anlatıcıdır.

Kasım 18, 2009

GAZETECİ/ŞAİR/SENARİST ÖMER LÜTFİ METE HAYATINI KAYBETTİ

Filed under: Uncategorized — Samurka @ 8:16 pm


Gazeteci yazar ve senarist Ömer Lütfi Mete hayatını kaybetti. Bir süre önce beyin kanaması nedeniyle hastanede tedavi gören ve daha sonra evinde nekahat dönemi geçiren Ömer Lütfi Mete kurtarılamadı.
Tedavi altına alındığı Acıbadem Hastanesi’nde hayatını kaybeden gazeteci-yazar ve senarist Ömer Lütfi Mete’nin (59) kalbinin evinde iken durduğu, hastanede tedavi altına alındığı ve 1 gün sonra hayatını kaybettiği açıklandı.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Direktör ve Başhekimi Dr. Mustafa Candan, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Gazeteci-yazar Sayın Ömer Lütfi Mete, 17.11.2009 tarihinde evinde gelişen kalp durması nedeniyle yapılan canlandırma işlemi sonrasında Acıbadem Kadıköy Hastanesi yoğun bakım kliniğinde tedavi altına alınmıştır. Ancak Sayın Mete, yapılan tedaviye rağmen 18.11.2009 Çarşamba günü saat 16:30’da kalp yetmezliği ve asistoli gelişmesi sebebiyle vefat etmiştir.

Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz.”

Rize’de doğan Ömer Lütfi Mete, ilk ve orta öğrenimden sonra bir dönem Kur’an Kursları’nda okudu. Aynı kurumlarda okutucu olarak görev yaparken Rize Lisesi’ni bitirdi ve 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.

1971 yılında önce matbaa çıraklığıyla başlayarak gazeteciliğe geçti. 1972’de İktisat Fakültesi’nden ayrılıp Atatürk Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi. Kısa bir süre mezun olduğu lisede ve Rize Meslek Yüksek Okulu’nda Edebiyat öğretmenliği dışında gazeteci ve senaryo yazarı olarak çalıştı.

Babıali’de Sabah, Bizim Anadolu, Tercüman (Halka ve Olaylara), Türkiye, Yeni Haber, Orta Doğu, Yeni Şafak, Ayyıldız, Yeni Binyıl, Sabah (gazete) gazetelerinde editör, yönetici ve yazar olarak çalıştı. Türk Edebiyatı, Boğaziçi ve Çağrışım dergilerinde makale, mizahi öykü ve şiirleri yayınlandı.

Eserleri

Allahsız Müslümanlık
Milliyetçilik Milliyetsizlik (röportaj),
Gülce (şiir),
28 Şubat’tan Şemdinliye Derin Çeteler,
Derin Devlet (röportaj),
Dünyayı Kimler Yönetiyor (röportaj),
Derin Milliet Manifestosu (köşe yazılarından seçmeler),
Çığlığın Ardı Çığlık,
Yerden Göğe Kadar,
Asker ile Cemre, Çizme (roman), Hacı yağı ile Parfüm Arasında (deneme), Balonya Tünel (kara mizah), İtfaiye Yanıyor (kara mizah)
Erdoğan operasyonu Mahir KAYNAK’lan Ortak Eseri

Sinema filmi senaryoları

Çizme
Gülün Bittiği Yer
Bizim Yunus
Kurtlar Vadisi Irak
The İmam

Tv Filmi senaryoları

Köstekli Saat
Ayrı Dünyalar
Veysel Karani
Ahmet Bedevi

TV Dizi senaryoları

Bizimev
Evlere Şenlik
Ortaklar
Deli Yürek
Avcı
Hayat Bağları
AGA
Kurtlar Vadisi
Kurtlar Vadisi Pusu
Eşref Saati
Ekmek Teknesi
Çanakkale Destanı (Belgesel Drama)

ÖMER LÜTFİ METE’NİN ŞİİRLERİNDEN BİRİ

Yusuf İdim
Öfkem volkan lavlarım güneş boyu
Deniz dediğin ne, bir ufak kuyu
Şu deli yüreğimi söndürmez suyu
Buzullar tutamaz bu ateşi
Kestim işi koydum başı
Bir oldu beş duyu
Hepsi de ateş duyu
Sildim dünyayı
Kara sevdayı
Kuru sevdayı
Koptu deli yüreğim
Koptu kıyamet

Çıkma önüme koca dağ yıkıl git
Budur benim tufan olup yağdığım vakit
Hangi güç vurabilir bana kilit
Yusuf idim Davut oldum
Bulut oldum, barut oldum
Bir oldu beş duyu
Hepsi de ateş duyu
Sildim dünyayı
Kara sevdayı
Kuru sevdayı
Koptu deli yüreğim
Koptu kıyamet

Son on yılın ÖSS Anlatım Bozukluğu Soruları

Filed under: Uncategorized — Samurka @ 8:02 pm

1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Genellikle kitap okuyarak vaktimi geçiriyorum.
B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.
C) Bu yıl,tatilimi İstanbul’da geçirmek istiyorum.
D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.
E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.

2.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) İş konusunda ben onu, onu o da beni etkilemek istemez.
B) Onun bu durumda nasıl davranacağınısen benden iyi bilirsin.
C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirmelisiniz.
D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.
E) Söylediği sözün doğruluğuna inanırsa onu asla geri almaz.

3.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Eldeki sonuçlar, bügüne geğin yanlış bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor.
B) Olayla ilgili herkes başka başka şeyler söylüyor
C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.
D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.
E) Dostlrın birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.

4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum
B) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlrk yapmadım.
C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.
D) Bu tür yarışmalarda sorulan souları kolay buluyorum.
E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.

5.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.
B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun yaralarını anlatmalı.
C) İlk okula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.
D) Okula giden çocuk sonra anne-babasıyla olduğu gibi öğretmenleriyle de iletişim kurmayı öğrenir.
E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu sormalıdır.

6.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyşmazlığı vardır?

A) Gözümün değdiği yere gül düşer.
B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.
C) Yer yüzünde bir sen bir de ben varım.
D) İstersen dünyayı çağır imdada.
E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.

7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?

A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.
B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.
C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.
D) Öğrenciler öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.
E) bu eğitim merkezinde, gençler oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.

8.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.
B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.
C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.
D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.
E) Bu komuları yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.

9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Türkiye’nin birkaç bölgesi hariç henüz kar görmedi.
B) Hava sıcaklığının bir kaç derece daha düşmesi bekleniyor.
C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için belirli saatlerde dışarıya çıkmak gerekir.
D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.
E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.

10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.
B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.
C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmek için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.
D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.
E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.

11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.
B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.
C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.
D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.
E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.

12.(1)Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı.(2)Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı.(3)Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu.(4)İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti.(5)O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?

A) 1.ve 2. B) 1.ve 3. C) 2.ve 3. D) 3.ve 4. E) 4.ve 5.

13.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır.
B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır.
C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devrinde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.
D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe düşünülmesi gerekir.
E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda söylediklerine bir göz atalım.

14.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.
B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.
C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.
D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.

15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yere ‘onu’ sözcüğü eklenerek giderilebilir?

A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu.
B) Çocuk biryandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor.
C) Annesi çocuğun aç olmadığını biliyor; ama yinede pastadan yemesini istiyor.
D) Ali, arkadaşı Mustafa’yı hem çok seviyor, hemde kimi davranışlarından dolayı kızıyor.
E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyor.

16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ‘aşağı yukarı’ sözü gereksizdir?

A) Bu işyerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
B) aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.
C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.
D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi kesilecek.
E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı.

17.Elbette onunla birlikte gitmiş olabilir.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öğe eksikliği
B) Özne yüklem uyuşmazlığı
C) Öznenin belirtilmemiş olması
D) Aynı anlama sözcüklerin birlikte kullanılması
E) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması

18.Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir.

A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılması
C) Tamlamanın yanlış yapılması
D) Ekeylemin yanlış kullanulması
E) Yüklemine göre olumsuz cümle olması

19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini umuyordum
B) Son günlerde tanık olduğum bazı, olaylar, onunla igili görüşlerimin değişmesine yol açtı.
C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere nimreniyorum.
D) Araştırmamı istediğim yönde sördüre bilmem için öncelikle, yaralanacağım kaynakları saptamalıyım.
E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok kişinin kafasını karıştırdı.

20.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.
B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.
C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını,hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedi.
D) Ben, öyle olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.
E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.

21.Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
B) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uymsuzluk bulunmasından

22.Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?

A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasından
B) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliği
E) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından

23.Türkçede bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.

A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.
B) teyzemkerin yeni evine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturdum.
E) Babasıyla annesi bu evi üç yılda zar zor yapabildiler.

24.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.
B) ***** bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri başta Berlin ve paris olmak üzere Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sergilecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanılabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.

25.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir analtım bozukluğu vardır?

A)Yetkililer bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.
B)Siyasi,askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C)Üye olan ülkerlere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D)Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E)Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.

26.Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdir.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

A)Yüklemin geniş zamanlı olmasından.
B)Cümleciklerin ortak özneli olmasından.
C)Yanlış ilgeç kullanılmasından.
D)Gereksiz yere bağlaç kullan?lmasından.
E)”bile” yerine “da” bağlacı kullanılmasından.

27.Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan “ilk çekim” adlı siyah-beyaz dergi sinema severlere ücretsiz dağıtılacak.

Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz.

A)1 B)2 C)3 D)4 E)5

28.Yenileme dediğimiz anlatım kusuru , aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır.
Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür kusurlardandır.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır.

A)Bunlar , belgesel özellikler taşıyan , birbirinden ilginç yazılardır.
B)Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.
C)Eskiden , musikiyle uğraşan kişilere musikiğinas denirdi.
D)Dil, varllığımızın en güçlü dayanağı , kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.
E)Günümüz insanının vazgeçmediği araçların başında televizyonla bilgisayar gelmektedir.

29.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir.

A)Onun büroda çalışmalara ayak uyduramayan , uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.
B)Eş dost demeden herkesi kIyasIya eleStiriyordu.
C)Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.
D)Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.
Ê)Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.

30.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Olağanüstü kişiliği ve sıradışı dostluğuyla tanıdık tanımadık , herkes bir sevgi çemberinin içine alırdı.
B)Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini onlarla paylaşmak isterdi.
C)Gerek özgün çalışmaları , gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle , bu alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.
D)Onun düşünceleri , bilimle ilgilenen , yapıtlarını okuyan, anlayan ya da anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.
E)Gençlerin deneyimsizllikten , bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlarını yanıtlayarak yönlendirirdi .

31.Alınan bu karar , savaşta askerlerin daha çok ölmesine yol açtı?

Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?

A)”bu” sözcüğü atılarak
B)”daha çok” sözü “askerin” sözcüğünden önce kullanılarak
C)”yol açtı” sözü yerine “neden oldu” sözü getirilerek
D)”alınan” sözcüğü atılarak
E)”savaşta” sözcüğü “askerin” sözünden sonra kullanılarak

32.
1.Onun da görüşlerini öğrenmek , yararlanmak istediler
2.Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.
3.Onun aramızdan ayrılması yanlız bizim için değil , tüm toplum adına büyük bir kayıptır.
4.Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor , sezdirmeden yardım ediyordu.

Yukardaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu , tümleç eksikliğinden kaynaklanmamaktadır?

A)1ve2 B)1 ve3 C)1ve4 D)2ve4 E)3ve4

33.Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

A)İyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından.
B)Özne ile yüklem arasında uyuşmazlık olmasından.
C)Gereksiz yere kullanılmasından.
D)Yüklemde anlam kayması olmasından.
E)Belirteç eksikliğinden.

34.Sergide tanıtılan antika eşyalar , geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.

Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişiklilerden hangisiyle giderilebilir?

A)”tanıtılan” sözcüğündne sonra “çok değerli” getirilerek.
B)”geçmişte” den sonra “yaşamış” getirilerek
C)”antika” sözcüğü atılarak.
D)”inançlarını” sözcüğü yerine “geleneklerini” getirilerek
E)”de” sözcüğü atılarak

35.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.
B)Bizim için önemli olan , görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.
C)Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.
D)Bu , sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.
E)Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.
36.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B)Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C)Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.
D)Akar sularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E)Gençler , doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.

37.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
.

A)Makinenizi , arkadaki açma – kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.
B)Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.
C)Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene gösterebilirsiniz.
D)Bu bölümde , bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.
E)Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır.

38.Görüntüden uzak , doğal güzelliklerle dolu parkın bir köşesinde , yaşlı bir hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir karış uzaktan okumaya çalışıyor , bir şişman spor giyimli bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüüklerin hangisi atılmalıdır?

A)1 B)2 C)3 D)4 E)5

39.Oraya gidersen , etnoğrafya ya da kurtuluş savaşı müzelerini gezmelisin.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
.
A)Yanlış bağlaç kullanılmasından.
B)Koşul cümlesi olmasından.
C)Nesnenin yanlış yerde kullanınlmasından.
D)Yüklemin gereklilik kipinde olmasından.
E)Ad tamlamasınının gereksiz kullanılmasından

40.Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.

Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
.
A)”çok” sözcüğü atılmalı.
B)”durgun” yerine “az” sözcüğü getirilmeli.
C)”olduğu için” yerine “olduğundan”sözcüğü getirilmeli
D)”satışlar” yerine “alışveriş” sözcüğü getirilmeli
E)”pahalı” yerine “yüksek” sözcüğü getirilmeli

41.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Bu konuda nas?l bir çalışma yapılması gerektiği , uzmanlarca tartışılacak.
B)Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu , suçluların cezalandırılmasını istedi.
C)Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını , basın aracılığıyla duyuracağını belirtti.
D)Sorunlara sağ duyuyla yaklaşmanın , onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.
E)Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler yetkililere bildirildi.

42.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Ozan , 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.
B)O , 1946 yıllında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.
C)Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir değişiklik olmadı.
D)Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak anlatmasıdır.
E)Toplumsal ve bireysel olaylara , yan tutmada bakar.

43.Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

A)Yüklemin 3. tekil kişi olmasıdan.
B)Nesnenin çoğul eki almasından.
C)Gereksiz söz kullanılmasından.
D)Yüklemin dili geçmiş zaman olmasından.
E)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.

44.O kurumda eğitim görmüş herkes , saygılı , hoşgörülü ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

A)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından.
B)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
C)Yükleme ek fiil getirilmesinden.
D)Öznenin sözcük öbeği olmasından.
E)Özne yüklem uyumsuzluğundan.

45.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı camı , kireç ve tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.
B)Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konuk evinin önünde fotağraf çektirdikten sonra ordan ayrıldık.
C)Oraya gitmeye karar verirseniz , bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.
D)Her sabah erken kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini öğrendik.
E)Adaylar 25 yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi.

46.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.
B)Bu kadar yetenekli bir çocuğu , sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığını düşünüyorum.
C)Geçirdiğim rahatsızlığı , büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.
D)Bu aşamada , olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.
E)Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordum.

47.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Takımlardan biri , ötekinin bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla dayanamadı.
B)Maçlarda , taraftarların çıkardğı olaylar spora gölge düşürüyor.
C)Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor yapmaktır.
D)Son yıllarda kimi takımlar , Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda yüzümüzü ağırtıyor.
E)Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur.

48.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Bu anlaşılmazlıkların giderilebilmesi için zamana gerek var.
B)Bu konunun öncelikli ve ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.
C)Üyeler , onunla ilgili görüşlerini daha sonra açıklayacaklarını belirttiler.
D)Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.
E)Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz biliriz.

49.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Sanayide gelişmiş ülkelerde , bu tür sorunlar hızlı çözülüyor.
B)Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev alıyor.
C)Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı bulunmuyor.
D)Kurumda çalışanların başarısının , bu koşullara bağlı olduğu düşünülüyor.
E)Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi azalmıyor.

50.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Buluştukları zaman sanattan , edebiyattan konuşuyor , kimi sanatçıları eleştiriyorlardı.
B)Ortada , karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.
C)Bu kitapları okumak , çocuğun ufkunu genişletiyor , ona farklı dünyaların kapılarını açıyordu.
D)Bu , kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi olacağı için çok heycanlıydı.
E)Çok yorgun olduğu için o akşam erken yatmak istedi.

51Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Burada , tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.
B)Kentteki yaşam , öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.
C)Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde bulunuyor.
D)Kütüphaneden yararlanacak ö?rencilerin önce kütüphaneye üye olmaları gerekiyor.
E)Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak sağlanıyor.

52.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.
B)Yazar yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta başarılı olamıyor.
C)Yemeği erken yemesi gerektiği halde hasta bu yasağa uymuyor.
D)Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye ulaşmadığı söyleniyor.
E)Trafikle ilgili sorunların çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor.

53.Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış sözlerle oyalamıştı.

Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?

A)”gerçeği” yerine “doğruyu” sözcüğü getirilerek
B)”anlatmamış” tan sonra “herkes” sözcüğü getirilerek
C)”anlatmamış” yerine “söylememiş” getirilerek
D)”onu” sözcüğü atılarak
E)”oyalamıştı” yerine “kaldırmıştı” getirilerek

54.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Dünyada en çok yağış alan bölge burası.
B)Ürettiklerinin çoğunu komşu ülkelere satıyorlar.
C)Bu toprakların büyük bir bölümü ormanlarla kaplı.
D)Ülkenin kuzeyinde elde edilen ürünlerin yarıdan fazlasını elma oluşturuyor.
E)Ekonomileri daha çok , yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.

55.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Yol kenarındaki çöp kutuları kaldırılarak bunların yerine çiçekler dikiliyor.
B)Yeni fidanlar dikilerek yeşillendiriliyor.
C)Kaldırımların kırık taşları , yenileriyle değiştiriliyor.
D)İçinde oturulmayacak derecedeki binaların yıktırılması gerekiyor.
E)Eski yapılar boyanarak daha güzel bir görünüme kavuşturuluyor.

56.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Deneyimli bir yönetici , değerli bir bilim adamıydı.
B)Maddi durmu yetmediği için eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
C)Kültürel varlıklara sahip çıkıp onları korumaya çalışan insanlardan biriydi.
D)Geleceğe umutla bakan ve zorluklar karşısında yılmayan bir gençti.
E)Ele aldğı her işi, başkalarından daha iyi, daha güzel yapmak isterdi.

57.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Çevremizdeki kişilerle kuracağımız ilişkilerde özenli olmalıyız.
B)Sorunların bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.
C)Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı oldukça azdır.
D)Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadığını kanıtlıyor.
E(Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.

58.Bu kararların uygulanıp uygulanmayacağının, yöneticilerin seçeceği tutuma bağlı olduğu bildirildi.

Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?

A)”seçeceği tutuma” yerine “tutumuna” getirilerek.
B)”yöneticilerin” yerine “ilgililerin” getirilirek
C)”bu kararların” yerine “bunların” getirilerek.
D)”başlı” yerine “yönelik” getirlilerek
E)”bildirildi” yerine “biliniyordu” getirilerek.

59.Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır.

Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?

A) ‘tarihte’yerine’tarih boyunca’sözcü getirilerek
B) ‘uluslar’yerine’devletler’sözcüğü getirilmeli
C) ‘bu‘ sözcüğü atılmalı
D) ‘ulusların arasına’yerine’uluslarla sözcüğü getirilmeli
E) ‘öteki’sözcüğü atılmalı

60.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Yapıtlarındaki kişilerin, kendi aralarında didişmeleri, eğlenceleri, oynanan oyunlarıyla kasaba yaşamı hakkında ipuçları veriyorlardı.
B) Güldürü öğelerine bolca yer verdiği ilk dönem romanlarıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı.
C) Güç koşollar altında yaşayan insanların sorunlarını toplumsal açıdan ele almış, dönemin ahlak anlayışını yansıtmıştır.
D) Bu dergiyi okumaya başladıktan sonra adebiyata ve tarihe duyduğu ilgi artmış.
E) Türkçenin inceliklerinden yararlanarak yaptığı çevirilerle dilimize elliye yakın yapıt kazandırmıştır.

61.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı benim.
B) Bu kitabında yazar, başkalarından duyduklarını değil, yanlızca gördüklerini anlatıyor.
C) Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bir sanat unutulmuş.
D) Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.
E) Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.

62.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Zarftan bir mektup, bir de fotoğraf çıktı.
B) Ondan böyle bir yalanlama olayı beklemiyordum.
C) Kendimi bildim bileli bu mahallede, bu evde aturuyoruz
D) Toplantımıza katılarak bizlere destek olan dotlarımıza yürekten teşekkür ederiz.
E) Evimize taşındık, yavaş yavaş yerleşmeye çalışıyoruz.

63.Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister istemez yükseliyor.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

A) Yüklemin şimdiki zamanlı olmasından
B) Yanlış ilgeç kullanılmasından
C) Ad tamlamasının yanlış kurulmasından
D) Gereksiz zarf tümleci kullanulmasından
E) Yüklemin 3. tekil kişili olmasından
CEVAPLAR

1.B’deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümle ‘onları desteklemeliyiz’şeklinde düzeltilmelidir.

Cevap : B

2.Anlatım bozukluğu A’dadır.Cümlede iki şahıs vardır yüklem ‘istemeyiz’ yapılırsa cümle düzeltilebilir.

Cevap : A

3.D’deki cümlede bir anlatım bozukluğu var yarar verilmez sağlanır yani cümle’zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor’şeklinde olmalıydı.

Cevap : D

4.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Cümlenin sonu’…kitap okumakta vardır.’şeklinde olmalıdır.

Cevap : C

5.E’de bir anlatım bozukluğu vardır.’onların durumu’şeklinde düzeltilebilir.

Cevap : E

6.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Özne yüklem uyuşmazlığı görülmektedir.

Cevap : C

7.B’de aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır.’can çekişmek’veölmek üzere olmak’aynı anlamdadır.

Cevap : B

8.Anlatım bozukluğu C’de vardır.Gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanmaktadır.

Cevap : C

9.Anlatım bozukluğu A’da vardır.Cümlede öznenin eksikliği anlatım bozukluğuna sebep olmuştur.

Cevap : A

10.Anlatım bozukluğu D’de yzpılmıştır.Bozukluğun nedeni eylem eksikliğidir.

Cevap : D

11.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede’ne kadar’sözü gereksizdir.

Cevap : E

12.3. cümledeki ‘yaxılan’sözü ‘sözlü tiyatro oyunları olduğundan.4. cümledeki ‘üretilen’ sözü öncekilerden kalan oyunlar da olabileceğinden gereklidir.

Cevap : D

13.A’daki cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümleye ‘şiirleri’ şeklinde özne konmalıdır.

Cevap : A

14.Anlatım bozukluğu B’dedir.Kişi bir durumu ya doğru buluyor ya da bulmuyordur.Kendi kararına inanmaması münkün olmaz.’Yapılanları doğru bulmuyorum’demelidir.

Cevap : B

15.’Onu’ sözü cümlede dolaylı tümleç eksikliğinin olduğu yere getirilmelidir.Bu da D’dedir.’kızıyor’sözünden önce’ona’ sözü getirilmelidir.

Cevap : D

16.’Aşağı yukarı’sözü cümleye ihtimal anlamı katar.A’da ‘Üç dört yıldan beri’sözü zaten yaklaşıklık anlamı katıyor.Aynı anlamı sağlaynn’aşağı yukarı’sözü bu cümlede gereksizdir.

Cevap : A

17.Örnek cümlede ‘ellbette’ sözü cümleye kesinlik ‘olabilirler sözü ihtimal anlamı katmaktadır.Bu iki anlam aynı cümlede kullanılmaz aksi taktirde çelişki olur.

Cevap : E

18.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni’azımsamak’sözcüğünün yanlış anlamda kullanılmasıdır.’küçümsemek’ sözcüğü getirilmelidir.

Cevap : B

19.Seçenekleri incelediğimizde E’de bir yapısal bozukluk görüyoruz.’Bu soru benim kafamı karıştırdığı gibi benim gibi sınava girmiş bir çok kişinin kafasını da karıştırmış’şeklinde düzeltilebilir.

Cevap : E

20.Anlatım bozukluğu A’da yapılmıştır.’Kuşkuya düşmüyorum’ sözü şimdiki zamanda olan bir durum için söylenebilir.’Dün kuşkuya düşmüyorum’ denemez .

Cevap : A

21.Örnek cümlede geçen ‘yöresindeki’ sözündeki ‘ki’ aitlik, bulunma bildirir.’Çıkan’ sözüde yangınların yerini bildiriyor.’ki’ ‘nin atılması gerekiyor.

Cevap : B

22.Cümledeki analatım bozukluğu tamlayan eksikliğinden kaynaklanmaktadır.’öğrencinin’ şeklinde bir tamlayana ihtiyaç vardır.

Cevap : D

23.Soruda verilen kuralı incelersek şu sonuca varırız; ‘ben sen; ben o; ben siz; ben onlar’şahıslarından oluşuyorsa yüklem ‘biz’ zamirina göre çekimlenir.A’daki cümle bu kurala uymamaktadır.

Cevap : A

24.Anlatım ozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede geçen ‘nedeniyle’ sözcüğü cümleye uyum sağlamamaktadır.

Cevap : E

25.Anlatım bozukluğu B’de yapılmıştır.Bu cümlede isim ve sıfat tamlamalarında ortak tamlanan kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur.

Cevap : B

26.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘ama’ sözcüğünün cümleye uymamasından kaynaklanmaktadır.

Cevap : D

27.Parçada sözü edilen dergi festival süresince hergün çıkarılacağına göre elbette ‘düzenli olarak’ çıkacaktır.3 numaralı söz öbeği atılabilir.

Cevap : C

28.Seçeneklere baktığımızda açıklamaya uygun türden bir anlatım bozukluğu B’de görülmektedir.’tebrik ve ‘kutlama’ aynı anlamı karşılamaktadır.

Cevap : B

29.D’deki altı çizili sözcük kullanıldığı cümleye uygun değildir.’uyduruyordu’ olumsuz cümleler için kullanılır.

Cevap : D

30.E’de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.

Cevap : E

31.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘daha çok’ sözcüğünün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

Cevap : B

32.Tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunun olduğu cümle 1.ve 4. cümledir.

Cevap : C

33.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘benim’ sözcüğünün gereksiz kullanılmasıdır.

Cevap : A

34.Örnek cümledeki anlatım karışıklığı ‘geçmişte’ sözcüğünün ‘yansıtıyor’ eylemine bağlıymış gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor.Bunu gidermek için B’de önerilen değişiklik yapılmalıdır.

Cevap : B

35.Anlatım bozukluğu D’de yapılmıştır.Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.

Cevap : D
36.Anlatım bozukluğu C’de yapılmıştır.’orandan’ yerine ‘olarak’ sözü getirilmelidir.

Cevap : C

37.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.’uyarmak’ sözü anlatım bozukluğuna neden olmuştur.

Cevap : E

38.Anlatım bozukluğu 4 numaralı sözcüğün gereksiz yere kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

Cevap : D

39.Anlatım bozukluğu ‘ya da’ sözcüğünden kaynaklanmaktadır.’ya da’ yerine ‘ve’ gelmelidir.Yani yanlış bağlaç kullanılmıştır.

Cevap : A

40.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘pahalı’ sözcüğünün yanlış kullanılmasıdır.

Cevap : E

41.Seçeneklere baktığımızda B’de birden fazla nesne aynı yükleme bağlandığından anlatım bozukluğu vardır.Birinci cümlede yüklem eksik olduğu için anlatım bozukluğu olmuştur.

Cevap : B

42.A seçeneğinde çoğol ekinin gereksiz kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır.

Cevap : A

43.Örnek cümlede gereksiz yere sözcük kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır. ‘kendi ağzıyla’ sözü gereksizdir.

Cevap : C

44.Örnek cümlede özne yüklem uyşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.

Cevap : E

45.Seçeneklere baktığımızda E’de ‘ve’ bağlacından önce kullanılan ‘bitmek’ sözcüğü gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğu söz konusudur.

Cevap : E

46.Seçenekleri incelediğimizde C’de sözün yanlış anlamda kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.

Cevap : C

47.A’da anlatım bozukluğu vardır.’karşılıklı sözü gereksizdir.’saldırı sözcüğüde yanlış anlamda kullanılmıştır.

Cevap : A

48.D’de’Mimar’ sözcüğünün gereksiz kullanımından doğan anlatım bozukluğu söz konusudur.’ya da’ bağlacı da gereksizdir.

Cevap : D

49.Seçenekleri incelediğimizde E’de anlatım bozukluğunun olduğunu görüyoruz.Buradaki ‘artarsa’ sözcüğü yanlış kullanılmıştır.

Cevap : E

50.D’de gereksiz söz kullanımından doğan anlatım bozukluğu vardır.’kendi resimleri için’ sözü gereksizdir.

Cevap : D

51.Seçenekleri incelediğimizde A’da bir anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Burada ‘etkinlik’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılıştır.

Cevap : A

52.C seçeneğindeki ‘yasak’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır.

Cevap : C

53.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından doğan anlatım bozukluğu vardır.bozukluğu giderm için ikinci cümleye özne görevindeki ‘herkes’ sözcüğünü getirmektir.

Cevap : B

54.Seçenekleri incelersek E’de anlatım bozukluğu aolduğunu görüyoruz.’yetiştirdikleri’ sözcüğü cümleden çıkarılarak bozukluk giderilebilir.

Cevap : E

55.Seçenekleri incelersek anlatım bozukluğunun D’de olduğunu görürüz.Bu cümlede ‘içinde’ sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.

Cevap : D

56.B seçeneğinde ‘yetmediği’ sözcüğü anlamına ve işlevine uygun kullanılmadığı için anlam bozukluğu vardır.

Cevap : B

57.Seçenekleri incelediğimizde E’de gereksiz kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.

Cevap : E

58.Cümlede ‘seçeceği tutumu’ ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuştur. ’seçeceği’ sözcüğünün cümleden çıkarılıp ‘tutum’ sözcüğünün ‘tutumuna ‘ şeklinde değiştirilmesi gerekir.

Cevap : A

59.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için ‘ulausların arası’ sözü yerine ‘uluslarla’ sözü getirilmelidir.

Cevap : D

60.Seçenekleri incelediğimizde anlatım bozukluğunun A’da yer aldığını görüyoru.’ Yapıtlarındaki kişilerin’sözünün fazladan ‘-ın’ tamlayan ekini almasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.

Cevap : A

61.Seçenekleri incelediğimizde C’de gereksiz sözcük kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cümlede ‘Yetersiz kalan’ sözü gereksizdir.

Cevap : C

62.Cümlede ‘olay’ sözcüğünün anlamına ve işlevine uygun kullanılmamasından dolayı anlatım bozukluğu olmuştur.

Cevap : B

63.Cümlede anlatım bozukluğu ‘ister istemez’ zarf tümlecinin gereksiz kullanımından kaynaklanmıştır.

Cevap : D

Kaynakça: ÖSS Kıtapları

Kasım 6, 2009

12. Sınıflar Türk Edebiyatı Ders Notu 1

Filed under: Uncategorized — Samurka @ 8:28 pm

Türk Edebiyatının Devirlere ayrılmasındaki etkenler:

• Din Değişimi (Gök Tanrı inanışından İslamiyet’e geçiş)

• Yeni Kültürlerle Temas (İslam Kültürü ve Batı Kültürü)

• Göçler (1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’ya göç)

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının (1923- ……) Temel Unsurları

• Cumhuriyet Döneminin dayandığı temel, siyasi, sosyal, fikri açıdan Batılılaşma hareketidir.

• Dışı Batıya, içi bize ait olan bir kaynaşma hareketidir.

• Bu dönem Türk Edebiyatının etkili eserlerine yansıyan karakteristik özellik Anadolu ve Anadolu insanıdır.

• Bu yönüyle yerli ve halka doğru bir harekettir.

• Sade bir dille geniş halk kitlelerine ulaşmayı başarmış yükselen bir edebiyattır.

• Cumhuriyet döneminde memleket edebiyatı zevkiyle Batı’dan gelen anlatma biçimleri Türk Edebiyatında başarılı bir şekilde kullanılmıştır.

• Cumhuriyet döneminde Anadolu coğrafyası ile Anadolu insanının hayatı, zevkleri edebi eserlerde çok fazla işlenmiştir.

• Psikoloji ve psikiyatri alanında yapılan ilmi çalışmalardan yararlanılmıştır.

• Milleti oluşturan değerler sade bir dille edebi metinlerde yer almıştır.

• Sezgicilik, varoluşçuluk ve gerçeküstücülük gibi Batılı akımların etkisi görülmüştür.

Türk Milletini oluşturan değerler:

• İslamiyet

• Türkçe

• Türk Müziği

• Türk Mimarisi

• Gelenek ve göreneklerimiz

• Kıyafetlerimiz

• Halk oyunlarımız

• Masallarımız ve halk hikayelerimiz

• Oyunlarımız

(Bu başlıkta sayılamayacak çok unsur vardır.)

Varoluşçuluk:

• Varoluşçuluk, insanın varoluşuyla nesnelere özgü varlık türü arasındaki karşıtlığı esas alır ve insanın iradesi ve bilinciyle, iradesi olmayan nesneler dünyasına fırlatılmış olduğunu öne sürer.

Laiklik:

• Devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine dayandırılmamasıdır.

• Din ve devlet işlerinin ayrılmasıdır.

• Kişilerin din ve vicdan özgürlüklerinin sağlanmasıdır.

• Din ve mezhep çatışmalarına son vererek toplumsal barışın gerçekleştirilmesidir.

Edebiyatta “motif” nedir?

• Bir eserde sık sık tekrarlanan süsleyici öğelere motif denir:

• “Batı’ya Doğru” adlı parçadaki motifler: Doğu, Batı, Doğulu, Batılı, Batı Acunu (Dünyası), Doğu doğudur, Batı da Batı…

Deneme:

• Yazarın herhangi bir konu üzerinde kesin hükümlere varmadan, kendi şahsi görüş ve düşüncelerini anlattığı yazı türüdür.

• Hayat, ölüm, aşk, gurbet, sanat, felsefe, din, ahlak, siyaset… en çok işlenen konulardır.

• Bu türün dünya edebiyatındaki iki büyük temsilcisi Montaigne (1533- 1592 Fransa) ve Bacon (1533-1599 İngiltere) kabul edilir.

• Türk Edebiyatında ise Cumhuriyet Döneminde Nurullah Ataç, bu türün önde gelen ismidir.

Nurullah Ataç

• Türkçenin özleşmesi, edebiyatımızın yenileşmesi için çaba gösterdi.

• Devrik cümleleri kullanır, dili yabancı sözcüklerden arınmıştır.

• Türk Edebiyatında deneme türünün öncülerindendir.

• Elliye yakın eseri çevirip Türkçeye kazandırmıştır.

• En ünlü eserleri: Günlerin Getirdiği (1946), Karalama Defteri (1952)

Makale:

• Herhangi bir konuda görüş ve düşünceleri ileri sürmek için yazılır.

• Konu üzerinde araştırma ve inceleme yapılır.

• Makalede ele alınan konuda kanıtlar göstermek esastır.

• Gazetelerde ve dergilerde yayınlanan bir türdür.

• İlk makaleyi Şinasi, Tercüman-ı Ahval gazetesinde yazmıştır. (1860)

Peyami Safa:

• Geçim kaygısıyla yazdığı eserlerde Server Bedi adını kullanır.

• Peyami Safa, ansiklopedik bir yazardır.

• Romanlarda olaylara değil, psikolojik çözümlemelere önem verir.

• Peyami Safa’nın usta bir roman tekniği ve canlı bir anlatım gücü vardır.

• Eserleri: Sözde Kızlar, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih Harbiye, Matmazel Noralya’nın Koltuğu…

Gezi Yazısı:

• Gezip görülen yerler hakkında bilgi vermeyi amaç edinen yazı türüdür.

• Eski edebiyatımızda bu türe seyahatname denirdi.

• En ünlü Seyahatname ise Evliya Çelebi’ye aittir.

• Seydi Ali Reis, Hint Seferi sırasında gezip gördüğü yerleri “Miratü’l- Memalik” isimli eserde toplamıştır.

İsmail Habip Sevük:

• Yazar ve Edebiyat Tarihçisidir.

• Sanatlı bir üslubu ve renkli, kıvrak bir anlatımı vardır.

• İyi bir gözlemcidir.

• Edebiyat ve şiir aşığı olarak tanımlanır.

• Eserleri: Dil Davası, Tuna’dan Batı’ya, Edebi Sohbetler, Yurtta Yazılar, Avrupa Edebiyatı ve Biz

Hatıra (Anı) ve Günlük (Günce)

• Hatıralar sonradan hatırlanarak yazılır, günlükler ise günü gününe tutulan notlardan oluşur.

• Bu yönüyle hatıraların güvenilirliği az, günlüklerin ise daha fazladır.

• Her iki türde de insanlar yaşadıkları olayları naklederler.

• Her iki türde anlatıcı 1. tekil şahıstır.

• Her iki türde de geçmiş zaman kalıbı kullanılır.

Haldun Taner:

• Yurt dışında tiyatro dalında uzmanlık eğitimi gördü.

• Çevre ve ruh gözlemlerine dayanan etkili bir tekniği vardır.

• Geleneksel Türk tiyatrosunun anlatım özelliklerini, yerel dili ve argoyu başarıyla kullanır.

• Oyunlarında ve öykülerinde ince bir mizah ve yergiyi başarıyla kullanır.

• Eserleri: On İkiye Bir Var, Keşanlı Ali Destanı, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı, Devekuşuna Mektuplar.

Fıkra:
* Gazetelerde yayınlanan bir türdür.
* Günlük olaylarla ilgili yazılan rahat yazılardır.
* Yazar, görüşlerini kanıtlamak zorunda değildir.
* Her türlü konuda fıkra yazılabilir.
* Türk Edebiyatında en ünlü fıkra yazarları arasında Ahmet Rasim, Hüseyin Cahit Yalçın, Burhan Felek sayılabilir.

Yusuf Ziya Ortaç:
* Hece vezniyle, günlük konuşma dilinde, sade ve akıcı şiirler kaleme aldı.
*Orhan Seyfi Orhon, Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek ve Halit Fahri Ozansoy’dan oluşan Beş Hececiler’den biri oldu.
* Cumhuriyet döneminin en önemli mizah dergisi Akbaba’yı çıkardı.
* 1950 sonrasında ağırlıklı olarak mizah, gezi, anı, biyografi türlerinde yazmaya başladı.
* Eserleri: Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Portreler, İsmet İnönü, Bizim Yokuş

12. Sınıflar Dil ve Anlatım Dersi Ders Notu 1

Filed under: Uncategorized — Samurka @ 7:25 pm

Dilin İşlevleri

• Heyecanı bildirme işlevi

• Göndergesel işlevi

• Alıcıyı harekete geçirme işlevi

• Kanalı kontrol işlevi

• Dil ötesi işlev

Dille gerçekleşen sanat etkinlikleri


Üç gruba ayrılır:

• Anlatmaya bağlı türler: Masal, deneme, hikaye, fabl, eleştiri, biyografi, roman…

• Göstermeye bağlı türler: Tiyatro

• Kendini coşkuyla ifade etmeye bağlı türler: Şiir

Sanat Eseri:

• Sanat Eseri, yazıldığı dönemin zihniyetini, sanatçının algılayışını ve gerçekliğin kurmaca gerçekliğe dönüştürülmesini sağlayan bir yapıya denir.

• Sanat metinlerinde gerçek yaşamın olayları ve nesneleri, belli bir iletiyi aktarmak üzere, yazarın süzgecinden geçirilerek seçilmiş, kurgulanmış ve yeni bir gerçekliğe dönüştürülmüştür.

• Sanat metinlerinde okura, kendine düş gücüyle dolduracağı boş alanlar bırakılır.

Zihniyet:

• Bir dönemdeki sosyal, siyasi, idari, adli, dini güçlerin sivil toplum örgütlerinin, ticari hayatın, eğitim etkinliklerinin birlikte oluşturdukları ortam ve bunların hiçbirine indirgenemeyen duygu, anlayış ve zevk bütününe zihniyet denir.

Fabl türü:

• İçinde bir ders ya da öğüt bulunur.

• Kahramanları genellikle hayvanlardır.

• Hayvanlar, insan gibi düşünür ve konuşurlar.

• Fabllar söz sanatlarından kişileştirme ve konuşturma üzerine kuruludur.

• Bu türün ünlü yazarları Ezop, Beydeba, La Fountaine, James Thurber, Gerorge Orwell’dir.

• Türk Edebiyatında Şeyhi’nin Harnamesi ünlüdür.

• Orhan Veli Kanık, Aisopos (Ezop)’tan fabl tercümeleri yapmıştır.

Jean De La Fountaine:

• Fablları ile tanınan Fransız masal yazarı ve şairidir.

• Şiirler, manzum masallar ve hikayeler yazdı.

• Masallarında aslan, kurt, tilki, karga gibi kahramanlar kullanarak yaşadığı dönemi alaylı bir şekilde anlattı.

• Yurdumuzda La Fountaine’nin fabllarından ilk çeviriyi 1859 yılında Şinasi yaptı.

• Daha önce bilinen hikayeleri kendine özgü bir üslupla yeniden yazdı.

Masal türü:

• Masallar olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekan unsurlarından oluşur.

• Olaylar, kişiler ve mekanlar, olağanüstü niteliklere sahiptir.

• Zaman ise belirsiz bir zamandır.

• Masallarda iyi-kötü, haklı-haksız gibi bir çatışma vardır.

• Anonim bir özellik gösterir, sözlü gelenekle yeni nesillere aktarılır.

• Masallara tekerleme ile başlanması okuyucuyu olağanüstü olaylara hazırlamak içindir.

• Masallarda kahramanlar iyi – kötü, haklı-haksız olarak iki grupta toplanabilir.

• Masalların en belirgin özelliği öğretici olmalarıdır.

• Masalın amacı toplumdaki insanları iyiye, doğruya yönelterek ahlaki faziletlerin ayakta durmasını sağlamaktır.

• Türk Masalının babası Eflatun Cem Güney’dir.

Eflatun Cem GÜNEY: (Türk Masalının Babası)

• Folklor araştırmaları yaptı.

• Halk hikayeleri, masallar ve efsaneler derlerdi.

• Masal çalışmaları ile uluslar arası üne kavuştu.

• Andersen Masal Ödülünü birkaç kez aldı.

• Eserleri: Bir Varmış Bir Yokmuş, Gökten Üç Elma Düştü, Ağlayan Nar ile Gülen Ayva…

Açıklık:

• Açıklık, bir yazıda belirtilmek istenen duygu ve düşüncelerin kolay anlaşılır, herhangi bir ek yoruma açıklamaya gerek duymadan kavranabilir olmasıdır. Örneğin:(on beş dakikada yaptığı yemeği yedi). Bu cümleden iki tane anlam çıkarılır.

• Açık olma durumu, aleniyet. konunun anlaşılabilir bir şekilde açıklama. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu.

• “Demokrasi bir açıklık rejimidir.”

Sigaradan dolayı dışarı çıktı, cümlesinde açıklık yoktur. Çünkü, cümle birkaç türlü yorumlanabilir.

Behiye bize geldi mi içeri kaçar, cümlesinde özne belirsizliği olduğu için açıklık yoktur.

Küçük evin bahçesinde ne de güzel oynuyordu cümlesinde de küçük kelimesinin durumu açıklığın önündeki en büyük engeldir.

Duruluk:

• Bir cümlede gereksiz kelimelerin kullanılmamasına duruluk denir. Böyle bir cümleden kelime çıkarılırsa anlamda daralma olur.

• “Mustafa Kemal Paşa bizim söylediklerimizi kendine mahsus bir durulukta özetledi.”- Y. K.

• Aynı anlama gelen kelimelerin aynı cümlede kullanılması duruluğu yok eder. Bu durum aynı zamanda anlatım bozukluğuna yol açar.

• “Yaklaşık beş yıl kadar bu Edirne’de oturduk.” (Bu cümlede duruluk yoktur, anlatım bozukluğu vardır.)

• “Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri.” ( Bu cümlede de duruluk yoktur, anlatım bozukluğu vardır.)

Akıcılık:

• Anlatımın önemli özelliklerinden birisidir. Cümlenin anlam ve ses bakımından pürüzsüz olması demektir. Akıcılığı engelleyen ses ve ahenk kusurlarının başlıcaları tekrarlama, zincirlenme ve tenafür(kakofoni)dür.

• Konunun akıcı olma durumu. Konu birden bire kesilmeyip konuya okuyan veya dinleyen kişinin dikkatini çekebilmesidir.

• Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis:

• “Yurdumuzda yirmi yıl kaldığı için akıcı bir Türkçesi var.”- H. Taner.

Yalınlık:

• Söylenmek istenilenin gereksiz süsleme ve özentilerden arındırılarak, herkesin bildiği kelimelerle en kısa yoldan fakat tam olarak ifade edilmesine yalınlık denir. Anlatımda yalınlığı engelleyen hususların başında garabet gelir Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen anlatım, sadelik:

• “En soyut konuları çok çarpıcı somut örneklerle herkesin anlayacağı bir yalınlığa getirirdi.”- H. Taner.

• Sürahi kırıldı. (Yalın anlatım.)

• Annemin Kütahya’dan aldığı o güzelim porselen sürahi, masanın ucundan düşerek tuzla buz oldu. (Yalınlık yok, süslü anlatım var. Süslü anlatım, bir anlatım çeşididir ve anlatım bozukluğu konusuna girmez.)

WordPress.com'da Blog Oluşturun.